Tekrardan merhaba kısıtlı sayıdaki okurum. Biliyorum hala bilim şeylerine giremedim lakin önce kafamdakileri anlatmam daha sonra güzelce yaptığım araştırmaları ve bilimsel bilgileri sizlere sunmam gerekiyor. Ama serbest atış yapıp bazı konulara değinmeden edemiyorum ve özellikle etrafımda gördüğüm şeylere değinmem gerekmiş hissine kapılıyorum. Malumunuz Türk toplumu Erkek egemen bir toplum. Küçük yaşlarda bana olmadı fakat erkeklerin çoğuna "amcalara pipini göster" denilerek erkek olmanın gurur verici bir üstünlük olduğu çocuklara aşılanıyor. Fazladan olan bir organ ile üstünlük sağlama çabasına giriyor bunları yetiştiren aileler ; özellikle de babalar. Peki bu çocuklar büyüdüğü zaman ne oluyor ? * İstediği kıza sarkıntılık yapıyor ve kız kabul etmezse bunu yediremeyip kıza iftira atıyor ve şiddet uyguluyor.
* Kendisi için normal gördüğü başkası ile birlikte olmayı kızlar için normal görmüyor çünkü onlar orospu kendisi üstün. * Evlilik geldiği zaman bakire kız arıyor ama kendisi de ruhu da orospu. * Eşine veya kız arkadaşının kendisi gibi rahat olmasını istemiyor ; hatta mümkünse sessiz sakin kendi üstünlüğünü kabul etmiş kızlarla evleniyorlar.
Bunlara benzer bir ton sorun yaşıyorlar çünkü kendilerinin üstün olduğuna inanarak büyümüşler ; kız çocukları gibi arka odaya geçirilmemiş ve kız oldukları için "ayıp", "günah" tabuları ile büyümemişler. Daha önceki yazımda bahsettiğim " Prenses Sendromu İle Büyümüş Kızlar " hayatlarına çıktığı zamansa tencere kapak misali birbirini tamamlıyorlar. Şayet bir üstünlük yarışı yapılacaksa üretkenlik ve dünyaya katkı sağlama yönünden olmalı. Kadın ve Erkek birbirine üstünlük sağlama çabasından ziyade birbirini tamamlamaya ve yardımcı olmaya çalışmalıdır.
Son olarak erkek çocuklarımızı onların kızlardan üstün olmadığını, birbirlerini sevmek ve korumak için ve sahip çıkmak için var oldukları bilincinde yetiştirmemiz gerek. En önemlisi de bayanlara el kaldırmanın doğru olmadığını öğreterek büyütmemiz gerekiyor. Çünkü fiziksek olarak onlardan güçlü olmamız onlar üzerinde ego tatmin etmemiz demek değildir. Şu videoyu da paylaşmadan edemeceğim bakın yabancılarda bu bilinç nasılmış ?
Bilim sitesi diye açtın kızlara çatıyorsun diyeceksiniz biliyorum lakin şimdiden sizleri sıkmak istemedim. Biraz ilgi çekici ve güncel konularla ilginizi çekip daha sonra bilime boğmayı düşünüyorum. Neyse efenim.
Yukarıda örneklerde gördüğünüz iki tane küçük kız çocuğu. İkisinin de tavırlarını ve hareketlerini izlerseniz kızlarımızın çoğunun içinde olduğu Prenses Sendromunu göreceksiniz. Gerçek şu ki insanların karakter dediğimiz davranış biçimleri çocuk yaşta belirlenip çevrenin de etkisiyle ona göre gelişiyor. Ve küçük yaşta insanları nasıl alıştırırsanız bu alışkanlıklarını bırakmaları çok zor oluyor. Örneğin ben anne ve babamdan başkalarından çikolata veya başka bir hediye alınmasının doğru olmadığı kuralını alarak büyüdüm ve o gün bu gündür iç güdüsel olarak başkalarından çok fazla hediye kabul eden biri değilimdir. Veya bazı durumlarda paramızın olmayacağını her istediğimin istediğim an alınamayacağını bilerek eğitildim. Fakat üzgünüm ki çoğu kızlar küçük yaşlarda sevimli ve tatlı olmaları sebebiyle aileleri onların isteklerini reddedemiyor ve çocuklar bunu kullanarak isteklerini elde ettikleri için bunu " iç güdüsel " olarak kullanma eğilimde oluyorlar. Nitekim bu davranışlar zamanla karakter haline dönüşüyor ve istediklerini elde edemedikleri zaman bunu hazmedemiyorlar. Bana göre çocuk eğitilirken kesinlikle kız-erkek ayrımı olmadan eşit şartlarda ve her dediklerini kabul etmeden yapılmalıdır. Bunda disiplin çok önemlidir. Çocuklara ağladıkları zaman istediklerini elde edemeyecekleri küçük yaşta aşılanmalı. Çünkü çoğu çocuk bunu elde etmek için ağlıyor, üzüldüğünden değil... Bunu yaparken de biraz duyguları kenara bırakıp onun iyiliği için sabretmek gerekiyor. Maalesef ki prensens sendromu ile büyüyen kızlarımız evlendikleri zaman da doyumsuz oluyorlar. Belirli şeylerle yetinmeyip daha fazlasını istiyorlar. İçinde bulundukları şartlara göre hareket etmekte zorlanıyorlar. Nitekim bu da sorunlara yol açıyor. Kısaca kızlarımızı Prenses gibi büyütmek yerine imkanların ve durumun gerçekliğini anlatarak , onlarla konuşarak büyütelim. İlerde o da çevresine karşı anlayışlı olacaktır.
Bu video ise yeni gördüğüm bir video. "Ama kızlar evlenir" diyen küçük kız. :)
Oyun manyağı biri değilimdir veya şimdiki gençlerin tabiri ile " Gamer " değilim. Bugüne kadar oynadığım oyunlar da " Counter Strike " , " Age Of Empire The Conqueror's " , " Command And Conqueror Generals " ve de " Battlefield 3 " Olmuştur. Anlayacağınız üzere genel olarak strateji ve takım halinde olan savaş oyunları tercihim. Yaratıklı oyunlar ; Wow, Lol gibi nedense pek hoşuma gitmiyor. Gelelim asıl oyunlardaki eksiğe . Bu eksik hepimizin bildiği gibi kişinin oyunun içinde olması eksiği. 5 yıl önce Pro Evolution Soccer oynarken " Keşke oyunun içindeki adamın gözünden görsek ve altımızda bir sistem olsa ( yukarıdaki videodaki sisteme benzer ) onun üzerinde koşsak ne güzel olur diye hayal ediyordum. Düşünsenize oturduğunuz yerden spor yapmış olacaksınız.
Ve maalesef akla gelmesi bir şeylerin yetmiyor. İmkanı olan ve bunun için çalışma yapanlar Hayalleri Gerçeğe Dönüştürüyor... Yukardaki cihaz da ön siparişe açılmış lakin bunu almaya henüz param yok. Ama ilerde kesinlikle almayı düşünüyorum ; belki halı saha maçlarına bile gitmeye gerek kalmaz, ayrıca bununla BattleField oynamak harika bir deneyim olacak...